VERGİ BORCUNUN ZAMANAŞIMI NEDENİYLE İPTALİNE İLİŞKİN DİLEKÇE ÖRNEĞİ VE MAHKEME KARARI

SAMSUN VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA

                                                                               Yürütmenin durdurulması taleplidir.

DAVACI:  A.Ö.    –   T.C. No:  271…

VEKİLİ:  Av. Mustafa PAK

              İzmir 1. Cad. No:31/35 Kızılay/ANKARA                              

DAVALI:  AMASYA  VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

                                 AMASYA VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ   

    (AMASYA DEFTERDARLIĞI GELİR MÜDÜRLÜĞÜ)

                             Yüzevler Mah. Ziya Paşa Blv. Defterdarlık Hizmet Binası K:1 Merkez, Amasya

Vergi/Ödeme Emrinin Fiş Numarası: …..

KONU: Amasya Vergi Dairesi Müdürlüğünün 09.08.2022 düzenleme tarihli, yukarıda fiş-takip dosya numaraları belirtilen ödeme emirlerinin takipte talep olunan borçların iptali talebimizdir.  

AÇIKLAMA:

Davalı Vergi Dairesi Müdürlüğünce müvekkil  A.Ö.’ye gönderilen 09.08.2022 düzenleme tarihli, 8 adet ödeme emrinin iptali talebiyle açtığımız davada, 30 gün içinde yeniden dava açılmak üzere dilekçemizin reddine karar verilmiştir. Samsun Vergi Mahkemesinin 2022/….. E., 2022/….. K. sayılı, 28.09.2022 tarihli gerekçeli kararda, “dilekçe içeriğinde 8 adet ödeme emrinin iptalinin istenildiği  ancak dilekçe ekine 3 adet ödeme emrinin eklendiği, bu nedenle dilekçe eklerinin eksik olduğu; dilekçenin sonuç kısmında ‘haciz işlemlerinin durdurulması’ ibaresine yer verildiği, ancak dilekçe içeriğine göre bu türden bir haciz işleminin bulunmadığı, bu durumun da dava konusuna ilişkin tereddüte yol açtığı ve dilekçenin bu haliyle 2577 sayılı Yasanın 3. maddesine uygun olmadığı sonucuna varıldığı” gerekçelerine yer verilmiştir. Kesin olarak verilen kararda belirtilen eksiklikler giderilerek, karar gereği yasal süresi için davayı yeniden açmak gerekmiştir.

1-) Davalı Vergi Dairesi Müdürlüğünce müvekkil  A.Ö. aleyhine başlatılan takiplere ait, 09.08.2022 düzenleme tarihli, yukarıda fiş numaraları belirtilen dava konusu 8 adet ödeme emri, 03.09.2022 tarihinde iki ayrı zarf içinde müvekkile tebliğ edilmiştir. Takip, ….. Radyo Yayıncılık A.Ş.’nin vergi dairesine olan kurumlar vergisi, KDV, vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük cezası, stopaj, faiz vs.  borçlarına ilişkindir. Tebligat zarflarının üzerinde mükellef şirketin temsilcisi sıfatıyla müvekkile ödeme emri gönderildiği yazılıdır. (UYAP ortamında ilk dava açılırken dava dilekçesinin eki olarak 5 adetten fazla evrak eklemeye sistem izin vermediği için tamamı yüklenemeyen ödeme emirlerinin tamamını bu defa -vekaletname ekinden yükleyerek dilekçemiz ekinde sunuyoruz.) Asıkları da muhabere yoluyla ayrıca dosyaya gönderilecektir.

2-) Öncelikle müvekkilin mükellef şirketin kanuni temsilci olmadığını bildirmek gerekir.  Müvekkil, anonim şirketlerin beş (5) ortaklı olma şartını karşılamak üzere formalite icabı ortak yapılmıştır. Müvekkil henüz çocuk sayılacak yaşta, adı geçen şirketi kuran N.G. isimli aile dostlarının rica ve hatırı ile bir formaliteyi yerine getirmek üzere ortak yapılmıştır. Müvekkil hiç bir zaman şirketin temsilcisi veya yöneticisi olmamıştır. Müvekkilin şekilden ibaret ortaklığı ise uzun yıllar önce -belki 20 yıl gibi bir zaman önce-sonlanmıştır. Uzun yıllar önce N.G. müvekkile, şirketle ilgili bir kısım defter ve resmi belgeler imzalatmış, müvekkilin ortaklıktan çıkarıldığını müvekkile bildirmiştir.   

Diğer yandan müvekkil dava konusu mükellef şirketin de uzun yıllar önce kapandığını bilmektedir. Zira şirketin faaliyetleri de 20 yılı aşkın bir zaman önce sonlanmıştır.

3-) ZAMANAŞIMI İTİRAZIMIZ:

Ödeme emirlerinde yer alan borç dökümlerinde vergi borçlarının tahakkuk tarihlerinin 2006-2014 yıllarına ilişkin olduğu görülmektedir. 6183 sayılı Kanunun 102. maddesinde ve yine Tahsilat Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 2. maddesinde amme alacakları 5 yıllık zamanaşımı öngörülmüştür. Anılan düzenlemeye göre, “vadenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılının başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilemeyen alacakların zamanaşımına uğrayacağı” öngörülmüştür. Anılan yasal düzenleme gereği talep olunan borçların tamamı tahsil zamanaşımına uğramış bulunmaktadır.  Müvekkil, dava konusu ödeme emirlerinde talep olunan borcun muhatabı olsaydı dahi, zamanaşımına uğramış borçtan müvekkilin sorumlu tutulması ve ödeme emri düzenlenmesi usul ve yasaya aykırıdır.  Dava konusu ödeme emirlerinin zamanaşımı nedeniyle iptali gerekmektedir.

4-) Anılan Kanunun 3. maddesinde ise “tahsil edilemeyen amme alacağı” teriminin; amme borçlusunun bu kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması neticesinde haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını, “tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı” teriminin ise; amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip işlemlerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını ifade ettiği açıklanmıştır.

Yukarıda değinildiği üzere müvekkil, mükellef şirketin bir dönem ortakları arasında olmuştur. Yasal düzenlemeye göre, müvekkilin ortaklık sıfatının bulunduğu dönemlere ilişkin şirket borçları nedeniyle, ortakları hakkında takip işlemleri yapılabilmesi için, öncelikle asıl borçlu şirket hakkındaki tüm takip işlemlerinin usulüne uygun olarak tamamlanmasına rağmen borcun tahsil edilememiş olması ayrıca yapılan araştırmalar sonucunda da borcun şirketten tahsil edilemeyeceğinin somut olarak tespit edilmesi gerekmektedir. Bu tespit sonrasında ortağın Kanun gereği sorumlu olduğu dönemlere ilişkin borçlar için düzenlenecek ödeme emri ile borcun nevi, dönemi, tutarı ortağa bildirilmek suretiyle takibe geçilmesi, diğer bir ifadeyle bu alacakların ilgilileri hakkında kesinleştirilmesi gerekmektedir. Bu yükümlülükler yerine getirilmeden müvekkile şirket ortaklığı sıfatı nedeniyle borç tahakkuku usul ve yasaya aykırıdır. Mükellef şirketin dava konusu borçları için davalı idarenin müvekkile yönelmesine yeterli şartlar yasal olarak oluşmadığından, müvekkil aleyhine tahakkuk ettirilen borçlar geçersizdir.  

5-) Diğer yandan, müvekkil şirket temsilcisi olmadığı halde, şirket temsilcisi kabul olunarak, müvekkilin hissesi oranını aşacak şekilde şirketin tüm vergi borçlarından müvekkilin sorumlu tutulması da usul ve yasaya aykırıdır. Bu yönden de takibe ve borca itiraz etmek, borcun iptalini talep etmek gerekmiştir.   

6-) Müvekkil, ödeme emrinin tebliği üzerine, mükellef şirketin kurucusu, sahibi ve yöneticisi olan -yukarıda adı geçen- N.G.’ye ulaşamamış ise de, onunla iletişimi olan şirketin eski ortak veya çalışanlarından biriyle yaptığı görüşmede, N.G.’nin şirketin vergi borçlarını yapılandırıp ödediğine dair bilgisi olduğunu söylemiştir. Dar vakitte detaylı bir araştırma yapamamakla birlikte, dava konusu şirket borçlarının geçmiş yıllarda en azından yapılandırıldığı anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere bazı alacakların yeniden yapılandırılmasını düzenleyen yasalar kapsamında gerçekleştirilen başvurular sonucunda borcun tutarı, vadesi, dönemi ve ödenmemesi halinde sorumlu tutulacak kişi değişmektedir. Bir başka ifadeyle, yapılandırma işlemiyle birlikte borcun artık nitelik değiştirdiği kabul edildiğinden eski borcun sona erdiğinin, yeni bir borç doğduğunun, eski borçlunun sorumluluğunun da ortadan kalktığının kabulü gerekir. Buna göre, davacının sorumlu tutulmak istenildiği kamu alacaklarının asıl borçlu ….. Radyo Yayıncılık A.Ş. tarafından kamu borçlarının yapılandırılmasına dair  6552 sayılı, 7143 sayılı ve diğer Kanunlar kapsamında yapılandırma başvuruları nedeniyle, söz konusu yapılandırma işlemlerinin  ihlal edilmesi üzerine borcun tahsili için asıl borçlu şirketin yapılandırma dönemindeki temsilcisi ve ortağı olan kişilerden söz konusu borçların aranılması gerektiğinden, anılan şirketin borçlarından dolayı müvekkil aleyhinde takip başlatılması ve ‘şirket ortağı’ sıfatıyla adına ödeme emri düzenlenmesi de usul ve yasaya aykırıdır.

İzah olunan nedenlerle dava konusu ödeme emirlerinin iptali gerekmektedir.

7-) Yürütmenin durdurulması talebi:

Müvekkil özel sektörde bir firmada çalışmaktadır. Müvekkilin eşi ilik kanseri hastası olup tedavi görmektedir. Müvekkilin orta öğretim öğrencisi bir, lise öğrencisi bir ve okul öncesi bir çocuğu olmak üzere üç çocuğu bulunmaktadır. Müvekkil kısıtlı kazancı ile geçim masraflarının yanı sıra eşinin kanser tedavisine, çocuklarının eğitim masraflarına yetişmeye çalışmaktadır. Dava konusu kamu takibinin durdurulmaması durumunda, takibe devam olunarak müvekkilin ücretlerine, banka hesaplarına, menkullerine uygulanacak hacizler müvekkil ve ailesi açısından telafisi güç veya imkansız mağduriyetlere neden olacaktır. Müvekkil hakkında davaya konu takiplerin başlatılmasının, ödeme emri gönderilmesinin hukuka aykırılığı ise yukarıda izah olunduğu üzere açıktır. Yürütmenin durdurulması için İYUK’ta aranan şartlar gerçekleşmiş olup, öncelikle dava konusu takibin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmelidir.  

Dilekçemizin reddine dair ilamda, “haciz işlemlerinin durdurulması” ibaresine yer verildiği, dava konusu hakkında tereddüte yol açıldığı bildirilmiştir. Henüz davalı kurum tarafından herhangi bir haciz işlemi uygulanmamıştır. Huzurdaki dava ödeme emirlerinin iptaline ilişkin olup, ödeme emirlerine ilişkin işlemin yürütmesinin durdurulmaması halinde, müvekkil hakkında bir kısım haciz işlemlerinin uygulanma ihtimali vardır. Talebimiz müvekkilin dava konusu ödeme emirleri nedeniyle dava devam ederken -ileride- herhangi bir haciz işlemine maruz kalmasının engellenmesine yöneliktir.

HUKUKİ NEDENLER: VUK, 6183 sayılı Kanun, sair yasal mevzuat.

DELİLLER: Takip dosyaları, tebellüğ evrakları, şirkete ait davalı kurum nezdindeki kayıt ve belgeler,  şirket adına yapılan yapılandırma başvurularına ilişkin kayıt ve belgelerin dosyaya kazandırılması,  Ticaret Sicil kayıtları, yürütmenin durdurulması talebi bakımından gerekirse müvekkilin SGK kayıtları ile eşinin rahatsızlığına ilişkin hastane ve SGK kayıtları, ikrar, sair yasal deliller.

SONUÇ VE İSTEM:  İzah olunan nedenler, yargılama esnasında ortaya konulacak nedenler ve Sayın Mahkemenizce kabul edilecek gerekçelerle;

Amasya Vergi Dairesi Başkanlığı Amasya Vergi Dairesi Müdürlüğünün 09.08.2022 düzenleme tarihli, yukarıda fiş-takip dosya numaraları belirtilen 8 adet ödeme emrinin, ödeme emrine konu borçların, zamanaşımı nedeniyle ve izah olunan diğer gerekçelerle İPTALİNE, esas hakkında karar verilinceye kadar YÜRÜTMENİN DURUDURULMASINA, yargılama harç ve giderleri ile ücret-i vekaletin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini  saygı ile vekaleten dilerim. 26.10.2022

    Davacı A.Ö.                                                         VEKİLİ Av. Mustafa PAK

Ekler:

Dava konusu 8 adet ödeme emirleri

Ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin

2 adet tebligat zarfı

Vekaletname Örneği  

Yukarıdaki dilekçeye konu davaya ilişkin kabul kararı aşağıda sunulmuştur.

T.C SAMSUN VERGİ MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/……

KARAR NO: 2023/…..

DAVACI : A.Ö.

VEKİLİ : AV. MUSTAFA PAK

  İzmir 1 Caddesi No:31/35 Sönmezer İş Merkezi Kızılay Çankaya/ANKARA

DAVALI : AMASYA VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ

DAVANIN ÖZETİ : Davacı tarafından, kanuni temsilci sıfatıyla adına düzenlenen ……………………………………………………………… ana takip dosya numaralı ödeme emirlerinin; asıl amme borçlusu ….. Radyo Yayıncılık A.Ş.’nin ödenmemiş amme borçlarının tahsili amacıyla düzenlendiği, söz konusu şirketin 5 ortaklı olarak kurulma şartını taşıması maksadıyla rica üzerine ortak yapıldığı, bu ortaklığın da çok uzun bir zaman önce sonlanmış olduğu, ayrıca şirketin faaliyetinin de çok önce sonlanmış olduğu, borçların yapılandırılmış olması nedeniyle de eski ortakların sorumlu tutulamayacağı, borçların zamanaşımına uğradığı ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ: Asıl amme borçlusu şirketten tahsil edilemeyen amme alacaklarının kanuni temsilcilik sıfatına dayalı olarak tahsili için davacı adına ödeme emri düzenlendiği, amme alacaklarının davacının şirketten ayrılmasından önceki dönemlerde doğduğu, olayda borca itiraz nedenlerinin bulunmadığı savunularak davanın reddi istenilmektedir.

TÜRK  MİLLETİ  ADINA

Karar veren Samsun Vergi Mahkemesi Hakimliğince, dava dosyası incelenerek işin gereği düşünüldü:

Dava; davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ………………………………….. ana takip dosya numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılmıştır.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde ise, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabileceği öngörülmüştür.

Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un mükerrer 35. maddesinde;

“Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.

Bu madde hükmü, yabancı şahıs veya kurumların Türkiye’deki mümessilleri hakkında da uygulanır.

Tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmaz.

Temsilciler, teşekkülü idare edenler veya mümessiller, bu madde gereğince ödedikleri tutarlar için asıl amme borçlusuna rücu edebilirler.” hükümleri yer almaktadır.

Dava dosyasının incelenmesinden, davacının eski kanuni temsilcisi olduğu ….. Radyo Yayıncılık A.Ş.’nin 2006-2014 yılları arasında doğmuş ve vadeleri de 2006-2015 yıllarına tekabül eden, vergi, vergi cezaları ve fer’ilerinden oluşan bir kısım amme borçlarının tahsili maksadıyla kanuni temsilcilik sıfatına dayalı olarak dava konusu ödeme emirlerinin davacı adına düzenlenerek tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.

Şirketin temsil durumuna ilişkin genel kurul kararları incelendiğinde; 15/9/2004 tarih ve 6136 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’ne göre dava dışı N.G.’nin şirketin yönetim kurulu başkanlığına, davacının da yönetim kurulu başkan yardımcılığına seçildiği, şirketi temsil görevinin 3 yıllığına yönetim kurulu başkanı N.G’ye verildiği, 23/7/2014 tarih ve 8618 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’ne göre de N.G.’nin şirketin tek ortağı haline geldiği görülmektedir.

Bu durumda, ilgili dönemlerde şirketi temsil yetkisi bulunduğuna ilişkin somut veri bulunmayan davacının şirketin kanuni temsilcisi olduğundan bahisle adına düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 385,20 TL  yargılama gideri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı vekili lehine belirlenen 5.500,00 TL vekalet ücretinin davalı idarece davacıya ödenmesine, artan posta ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, karara karşı kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Samsun Bölge İdare Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere, 31/03/2023 tarihinde karar verildi.

İlgili Yazılar

Siz de bir yorum ekleyin