ANKARA NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE
DAVACI: B. T. – T.C. No: 456…
VEKİLİ: Av. Mustafa PAK -İzmir 1.Caddesi No:31/35 Kızılay/ANKARA
Ank. 1 Nolu Baro-14618 – Tel: 05337171029 -03124277220
DAVALI: …… YAPI GAYRİMENKUL İNŞ. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
KONU: 28.11.2023 tarihli Ön Ödemeli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi’nin iptali ile sözleşme gereği müvekkil tarafından davalı şirkete ödenen 1.800.000,00 TL’nin denkleştirici adalet ilkesi uygulanarak hesaplanacak güncellenmiş tutarının tahsili talebidir.
AÇIKLAMA:
1-) Davalı şirketin Ankara ili Yenimahalle ilçesi ….. ada ….. parsel sayılı arsa üzerinde …….. adlı çok bloklu konut inşaatı projesi başlatmıştır. Davalı şirketin yapımını üstlendiği …….. adlı projeden, A Blok ….. nolu bağımsız bölümün müvekkile satışına ilişkin, taraflar arasında 28.11.2023 tarihli Ön Ödemeli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi (adi yazılı sözleşme) taraflar arasında akdedilmiştir ( Ek 1- Sözleşme Örneği). Satış bedeli olarak 8.650.000 TL (Sekiz Milyon Altı Yüz Elli Bin Türk Lirası) kararlaştırılmış, bunun 1.500.000 TL (Bir Milyon Beş Yüz Bin TL) kısmı peşinat olarak davalı şirkete ödenmiş, kalan tutar çeşitli ara ödemeler de belirlenerek taksitlendirilmiştir. Müvekkil peşinattan sonra sözleşmede kararlaştırılan 30.000,00 TL (Otuz Bin TL) tutarındaki aylık taksitleri 2024 yılı Ocak ayından itibaren 10 (On) ay boyunca aksatmadan ödemiştir. Müvekkilin satış bedeline ilişkin davalı şirkete ödediği toplam tutar 1.800.000,00 TL’dir (Bir Milyon Sekiz Yüz Bin Türk Lirası). Ödemeler TR…….. iban numaralı davalı şirket hesabına yapılmıştır.
2-) Davaya konu sözleşmenin 17. maddesinde 2024 yılı Ocak ayı sonuna kadar inşaat tamamlama sigortası yapılacağı davalı şirket tarafından taahhüt edilmiştir. Davalı bu yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 42. maddesine göre de bina tamamlama sigortası ayrıca zorunluluk olarak düzenlenmiştir. Müvekkil, sözleşmenin akdinden sonra defalarca sigortanın yapılması hususunu hatırlatmış, her seferinde çeşitli mazeretler beyan edilmiş, sigortanın yapılmak üzere olduğu söylenerek müvekkil oyalanmıştır. Müvekkil tarafından davalı yana keşide olunan …../2024 tarihli noter ihtarında da (Ek 2; Ankara 9. Noterliği …../2024, 11…. Yevmiye) sigorta taahhüdünün ifası ihtar olunmuş, ancak davalı şirket bu edimini ifa etmediği gibi, ihtara cevap da vermemiştir.
3-) İhtara konu sözleşmenin akdedildiği tarihte, projedeki bloklardan birinin temelinin atılmasına ilişkin inşaat faaliyetleri vardır. Sözleşmeden sonraki iki aylık zaman diliminde projedeki bloklardan birinin temelinin üzerine iki bodrum katın duvar ve tablaları yapıldıktan sonra imalat yavaşlamış, sonra tamamen durmuştur. Dava tarihi itibariyle on aydan fazla bir zamandır şantiyede hiçbir imalat faaliyeti olmamıştır. Davalı yana keşide ettiğimiz noter ihtarından bir zaman önce şantiyedeki vinçler de götürülmüştür.
Davalı şirket tarafından inşaatın devamına ilişkin müvekkile tatmin edici bir açıklama yapılmamıştır. Noter ihtarından kısa bir süre öncesinde de artık müvekkil bilgi almak için muhatap da bulamamaya başlamıştır. Yurt dışında yaşayan müvekkil sırf inşaatın akıbetini anlayabilmek üzere Türkiye’ye gelmiştir. Davalı şirket yetkililerine ulaşamayan müvekkil, haricen yaptığı araştırmada, davalı şirketin projenin inşasına ilişkin yaptığı sözleşmelerde problemler-fesihler yaşandığı, taşeronlara ödeme yapmadığı, davalı şirketin kamuya, bankalara ve piyasaya günü geçen yüklü borçlarının olduğu, şirket üzerindeki araçların elden çıkarıldığı, şirketin İstanbul’da üstlendiği projelerde de sorunlar yaşandığı vb. şeklinde bilgilere ulaşmıştır. Yine bu süreçte müvekkil basında da şirket aleyhinde çeşitli yayın ve haberler yapıldığını öğrenmiştir.
Özetlenen tablo karşısında müvekkilde gerek 17. maddede üstlenilen sigortanın yapılacağı, gerekse projenin zamanında tamamlanacağı, taahhüt olunan sürede satın alınan bağımsız bölümün problemsiz şekilde teslimi hususunda müvekkilde tereddüt oluşmuş, müvekkilin bu yöndeki inanç ve güveni sarsılmıştır.
4-) Müvekkilin sadece güveni değil, umutları da sarsılmıştır. Yurt dışında ikamet eden müvekkil, sözleşme konusu projenin tamamlanması ile Türkiye’ye dönmeyi ve bu konuta yerleşip, burada yaşamayı planlamıştır. Birikimini bu amaçla bu projeye hasretmiştir. Aradan geçen zamanda ise yüksek enflasyon nedeniyle müvekkilin bedel olarak ödediği para erimiş, piyasadaki emlak fiyatları da bir yandan artmıştır. Anılan nedenle projenin tamamlanmasını arzulayan müvekkil, sözleşmeyi hemen feshetmek yerine projenin yürüyebilmesi ihtimaline son bir fırsat vermek üzere …../2024 tarihinde Ankara 9. Noterliği’nden 11….. Yevmiye ile ihtarname keşide etmiştir. ( Ek 2)
Davalı şirkete keşide olunan ihtarda, “sözleşmenin 17. maddesinde üstlenilen inşaat tamamlama sigortasının yapılması, sigorta düzenlendiğine dair bilgi ve poliçe numarasının tarafımıza bildirilmesi, sözleşme konusu imalatlara fiilen başlanması, imalatların devam ettiğine dair tarafımıza detay içeren bilgilendirme yapılması” hususları ihtar olunarak davalıya 7 gün süre verilmiş, yine “verilen sürede her iki ihtarın da yerine gelmemesi durumunda ilgili mevzuat hükümlerine göre ve müvekkil açısından sözleşmenin feshi şartlarının gerçekleşmiş olacağı, şirketin sözleşmenin ifasında temerrüde de düşmüş olacağından müvekkilin sözleşmeyi feshedeceği” hususları açık ifadelerle davalıya ihtar olunmuştur.
Davalı şirketin elektronik posta adresi üzerinden 19.11.2024 günü davalıya ulaşan, 20.11.2024 tarihinde okunduğu anlaşılan noter ihtarına davalı tarafından herhangi bir cevap verilmemiş, ihtar olunan hususlara ilişkin de herhangi bir girişimde bulunulmamıştır. İnşaatın yapılacağı şantiyede de yeniden herhangi bir imalata başlanılmamıştır. Dava tarihinden yaklaşık bir ay kadar önce -5 Şubat 2025 günü- davaya konu şantiye alanı tarafımızdan gözlemlenerek fotoğrafları çekilmiştir. Ekte sunulan şantiye fotoğraflarından da görüleceği gibi, hiçbir inşaat faaliyetinin bulunmadığı şantiye, 2024 Nisan ayında gözlemlenen şantiye görüntüsüyle durmaktadır. Tek fark, Nisan 2024 ayında henüz şantiyede vinç olmasıdır.
5-) Davalıya noterden keşide olunan ihtarnamede, ihtara uyulmaması durumunda “müvekkilin sözleşmeyi feshettiğine dair bildirimi noter kanalıyla, doğrudan posta yoluyla, mail yoluyla vb. resmi iletişim kanalları üzerinden derhal göndereceği” de bildirilmiştir. Değinildiği üzere ihtara uyulmadığı gibi, cevap da verilmemesi üzerine müvekkil, sözleşmeyi feshetmekten başka çare bulamamış, sözleşmeyi feshettiğini davalıya bildirmiştir. (Ek 4 -10.12.2024 tarihli Fesih Bildirimi ve İhtar) Müvekkil, dava konusu Ön Ödemeli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi’ni kesin olarak feshetmiş bulunduğunu 10.12.2024 tarihinde “fesih bildirimi ve ihtar ” şeklinde davalı şirketin mail adresine (info@…..) pakavukatlik@gmail.com adresinden mail yoluyla göndermiştir (Ek 4; Fesih ihbarı mailine ilişkin ekran görüntüleri). Yine şirket yetkililerinin üç farklı GSM numarasına (….. -firma sahibi U.V.-,….., ….. nolu GSM numaralarına) Whatsapp yoluyla gönderilmiştir. Whatsapp üzerinden gönderilen fesih ihbarı üzerine şirket yetkilileri Whatsapp üzerinden mesajımıza cevap da vermiş olup, ekran görüntülerini ayrıca sunuyoruz. (Ek 5 – GSM Whatsapp mesajlaşma ekran görüntüsü)
İhtarlı fesih ihbarında müvekkilin satış bedeline istinaden bu güne kadar ödediği toplam 1.800.000 TL’nin (Bir Milyon Sekiz Yüz Bin Türk Lirası) ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (vergi, harç, masraf vb. adı altında herhangi bir kesinti yapılmadan) derhal iadesi ihtar olunmuştur. Açıklandığı üzere bugüne kadar müvekkile bir ödeme yapılmamıştır. Bundan başka müvekkil adına dava başlatmak üzere olduğumuzu bildiren, müvekkilin parasının iadesinin tekrar talep edildiği son bir ihtarname metni daha hazırlanarak davalı şirketin merkez adresine posta yoluyla gönderilmiştir. Bu ihtara da cevap verilmemiştir. (Ek 6)
6-) Dava şartı arabuluculuk sürecinde de, davalı yan vekili anlaşma düşüncelerinin olmadığını açıkça ifade ettiğinden uzlaşma sağlanamamıştır. Arabuluculuk son tutanağı ek 7’de sunulmuştur.
7-) Müvekkil yukarıda izah olunduğu şekilde, dava konusu sözleşmeyi haklı nedenle feshetmiştir. Borçlar Kanunu’nun 123. maddesinde, “Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan biri temerrüde düştüğü takdirde diğeri, borcun ifa edilmesi için uygun bir süre verebilir veya uygun bir süre verilmesini hâkimden isteyebilir.” hükmünü düzenlemiştir.
Alacaklının seçimlik haklarını düzenleyen 125. maddesinde, “Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir.” hükümleri düzenlenmiştir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un Sözleşmeden Dönme başlıklı 45. maddesinde; “Ön ödemeli konut satışında sözleşme tarihinden itibaren yirmi dört aya kadar tüketicinin herhangi bir gerekçe göstermeden sözleşmeden dönme hakkı vardır. Sözleşmeden dönülmesi durumunda satıcı; konutun satışı veya satış vaadi sözleşmesi nedeniyle oluşan vergi, harç vb. yasal yükümlülüklerden doğan masraflar ile sözleşme tarihinden itibaren ilk üç ay için sözleşme bedelinin yüzde ikisine, üç ila altı ay arası için yüzde dördüne, altı ila on iki ay arası için yüzde altısına ve on iki ila yirmi dört ay arası için de yüzde sekizine kadar tazminatın ödenmesini isteyebilir.
2- Satıcı, yükümlülüklerini hiç ya da gereği gibi yerine getirmezse tüketiciden herhangi bir bedel talep edemez.” hükümleri düzenlenmiştir.
Ön Ödemeli Konut Satışları Hakkında Yönetmeliğin Sözleşmeden Dönmeyi düzenleyen 3. maddesinde de; “Ön ödemeli konut satışında, devir veya teslim tarihine kadar tüketicinin herhangi bir gerekçe göstermeden sözleşmeden dönme hakkı vardır.” dendikten sonra devam eden 4. maddesinde de tüketiciden herhangi bir bedel talep edilemeyeceği haller düzenlenmiştir. 4.maddenin a bendine göre “Satıcının yükümlülüklerini hiç ya da gereği gibi yerine getirmemesi durumunda tüketiciden herhangi bir talepte bulunulamayacağı; vergi, harç, masraf vb. kesinti yapılamayacağı” düzenlenmiştir.
8 -) Yukarıda izah olunduğu üzere müvekkil, hiç istememesine rağmen, davalının edimlerini ifada temerrüde düşmesi, ihtara rağmen müvekkile edimleri ifa edeceği yönünde bir beyan veya taahhütte bulunmaması, edimin ifa olunacağı yönünde güven verici herhangi bir davranış içine girmemesi karşısında müvekkil sözleşmeyi feshe mecbur kalmıştır. Yukarıda 4 nolu paragrafta değinildiği üzere müvekkil, sözleşme konusu projenin tamamlanması ile Türkiye’ye dönmeyi ve bu konuta yerleşip burada yaşamayı planlamıştır. Birikimini bu amaçla bu projeye hasretmiştir. Davalı yanın edimini ifa etmemesi müvekkilin hayal ve umutlarını yıkmış, müvekkili mağdur etmiştir. Diğer yandan, sözleşmenin ifa olunacağı inancıyla müvekkilin ödemelerini devam ettirmesi durumunda, sözleşme konusu konutu elde edemeyeceği gibi uğrayacağı zarar ve mağduriyetin daha da büyüyeceği gerçeği, özetlenen gelişmelerle açığa çıkmıştır.
Müvekkilin dava konusu sözleşmeyi haklı olarak feshettiği hususunda kuşkuya yer yoktur. Davalı şirket, müvekkile karşı yüklendiği edimleri ifada temerrüde düşmüş ve sözleşmenin müvekkil tarafından feshine kusuru ile neden olmuştur. Davalı yan müvekkilden tahsil ettiği paralarla müvekkilin malvarlığı aleyhine sebepsiz zenginleşmiştir. Müvekkil sözleşmenin ifasına inanarak, kendi yüklendiği edimin ifası için davalıya ödediği 1.800.000 TL’yi davalıdan talep etmekte haklıdır. Davalı şirket, ihtarlara ve arabuluculuk süreçlerine rağmen sebepsiz zenginleştiği tutarı müvekkile iade etmekte direnerek haksız davrandığı gibi, bu yönde bir niyetinin olmadığı da anlaşıldığından, davalının kötü niyetli olduğu da ortaya çıkmıştır.
9-) Diğer yandan, dava konusu sözleşme, taşınmazın satışına ilişkin bir sözleşme olup, kanunen resmi şekil şartına tabidir. Oysa müvekkil ile yapılan sözleşme adi yazılı bir sözleşmedir. Sözleşme akdolunurken, noterden satış vaadi sözleşmesi yapımı için inşaatta imalatların biraz ilerlemesi gerektiği, arsa sahiplerinin imalatlar belli bir aşamaya geldikten sonra noterden taşınmaz satış vaadi sözleşmesine izin verdikleri söylenmiş, inşaat biraz ilerleyince noterden taşınmaz satış vaadi sözleşmesi düzenleneceği bildirilmiştir. İnşaatta ilerleme olmayınca bu hususta yeniden bir müzakereye de fırsat olmamıştır. Esasında resmi şekil şartına uyulmaması da tek başına müvekkilin sözleşmeyi feshetmesi için haklı bir neden teşkil etmektedir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 706. maddesinin birinci fıkrası; “Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olması, resmî şekilde düzenlenmiş bulunmalarına bağlıdır.” şeklindedir. Yine, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 237. maddesi (BK’nin 213’üncü) “Taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için, sözleşmenin resmî şekilde düzenlenmesi şarttır. Taşınmaz satışı vaadi, geri alım ve alım sözleşmeleri, resmî şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmaz. Önalım sözleşmesinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.” hükümlerini düzenlemiştir. Yukarıda izah olunan şekilde, davalı edimini ifada temerrüde düşmemiş olmasaydı da müvekkil, resmi şekil şartına uyulmadan tanzim olunan dava konusu sözleşmenin geçersizliği nedeniyle, sözleşmenin iptalini talep etmekte haklıdır. Müvekkilin 6098 sayılı TBK’nin 112. (BK’nin 96.) maddesine dayanarak borcun ifa edilmemesi nedeniyle uğradığı zararın tazminini isteyebileceği kuşkusuzdur.
10-) Sebepsiz zenginleşme konusu 1.800.000 TL’nin davalıdan tahsili de müvekkilin mağduriyetini gideremeyecektir. Zira aradan geçen zamanda enflasyondaki yükseliş, tüketici fiyat endeksindeki artışlar, altın ve döviz fiyatlarındaki artış, inşaat ve konut maliyetlerinin ve fiyatlarının sürekli yükselişi, memur ve işçi maaşı katsayılarındaki artışlar vb. ekonomik değişkenler karşısında müvekkilin davalıya ödediği tutarlar ödeme tarihindeki alım gücünü yitirmiştir. Denkleştirici adalet ilkesi gereği müvekkil tarafından yapılan ödemelerin dava tarihi itibariyle güncellenmiş değeri hesaplanarak, müvekkilin munzam zararını da karşılayacak bir hesaplama yapılmalıdır. Sebepsiz zenginleşmeye konu alacağın iadesine karar verilirken, taşınmazın satış bedelinin alım gücünün ilk ödeme günündeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye karar verilmesi gerekir.
HUKUKİ NEDENLER: 6502 sayılı Kanun, Borçlar Kanunu, Medeni Kanun, Ön Ödemeli Konut Satışları Hakkında Yönetmelik, HMK, sair mevzuat.
DELİLLER:
1- 28.11.2023 tarihli Ön Ödemeli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi (adi yazılı sözleşme) taraflar arasında akdedilmiştir.
2- Müvekkilin yaptığı ödemeleri gösteren tarafların banka hesap dökümleri. Ödemelerin yapıldığı davalı şirkete ait TR….. iban numaralı hesaba yapılan ödemelerin ….. Bankası’ndan istenmesi. Ayrıca gerekirse müvekkile ait hesabın da incelenmesi. Müvekkilin yaptığı ödemelere ilişkin banka dekontları da tarafımızdan ayrıca sunulacaktır.
3- Ankara 9. Noterliği’nden keşide olunan …../2024 tarih ve 11….. Yevmiye nolu ihtarname.
4- 10.12.2024 tarihli Fesih Bildirimi ve İhtar.
5- Davalı şirketin info@….. mail adresine <pakavukatlik@gmail.com> adresinden mail yoluyla gönderilen fesih ihbarına ilişkin ekran görüntüleri. Ayrıca gerekirse mail adreslerinin incelenmesi.
6- Davalı şirketin sahibi ve yetkilisi U.V.’ye ait ….. nolu GSM hattı ile şirkete ait ….. ve ….. nolu GSM numaralarına Whatsapp yoluyla gönderilen fesih bildirimi ve ihtara ve Whatsapp diyaloğuna ilişkin mesajlaşma ekran görüntüleri. Davacı vekili olarak 05337171029 nolu hattımız üzerinden gerçekleşen Whatsapp yazışmalarının gerekirse telefondan incelenerek tespiti.
7- Anlaşamama ile sonlanan arabuluculuk son tutanağı.
8-Davalı şirketin mal kaçırmaya dönük eylemleri ile, inşaatı tamamlayacak maddi varlık bırakmadığını göstermeye yönelik; kamu ve piyasaya olan borçlarının araştırılması, aktif ve pasif araç sorgusu ile aktif ve pasif taşınmaz sorgusunun yapılması, vergi ve SGK borçlarının kurumlardan sorulması vb. araştırmalar.
9- Dava konusu ….. Residanse adlı projeye ön ödemeli satış kampanyasıyla ilgili resmi kurumlar nezdinde bulunan kayıt ve belgeler.
10- Gerekirse davalı şirketin defter kayıtları, sair kayıt ve araştırmalar.
11- Gerekirse keşif ve bilirkişi incelemesi, denkleştirici adalet ilkesine göre hazırlanacak bilirkişi raporu, yemin, ikrar, sair yasal deliller.
SONUÇ VE TALEP: Yukarıda arz ve izah olunan nedenler ve re’sen dikkate alınacak sebeplerle, müvekkilin dava konusu 28.11.2023 tarihli Ön Ödemeli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi’ni fesihte haklılığının tespiti ile sözleşmenin iptaline, müvekkilin davalı yana taşınmaz satışına dair borçlu olmadığının tespitine, dava konusu sözleşme kapsamında satış bedeline istinaden müvekkilden alınan ve davalı şirket yedinde bulunan senetlerin iptali ile müvekkile iadesine, davaya konu sözleşme kapsamında müvekkil tarafından davalı şirkete ödenen 1.800.000 TL’nin (Bir Milyon Sekiz Yüz Bin Türk Lirası) sebepsiz zenginleşme nedeniyle davalı şirketten tahsiline, dava belirsiz alacak davası olup, dava açarken belirli halde bulunan 1.800.000 TL’nin denkleştirici adalet ilkesi gereği dava tarihi itibariyle güncellenmiş tutarı bilirkişi marifetiyle tespit edildiğinde belirli hale gelen kısım için dava değeri artırılmak üzere, müvekkilin davalıya yaptığı ödemenin ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılan (güncel) tutarının dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davalı yana yükletilmesine, müvekkilin fazlaya dair hukuki hakları ile adli ve idari şikayet haklarını saklı tutarak saygı ile vekaleten arz ve talep ederiz. 04.03.2025
DAVACI B.T.
Vekili Av. Mustafa PAK
EKLER:
1- 28.11.2023 tarihli Ön Ödemeli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi.
2- Ankara 9. Noterliği’nden müvekkilin keşide ettiği
…../2024 tarih ve 11….. yevmiye nolu ihtarname ve tebliğ şerhi.
3- 10.12.2024 tarihli Fesih Bildirimi ve İhtar.
4-Davalı şirketin info@….. mail adresine gönderilen fesih ihbarına ilişkin ekran görüntüleri.
5-a) Davalı şirketin sahibi ve yetkilisi U.V.’ye ait ….. nolu GSM hattına gönderilen fesih ihbarına ve diyaloğa ilişkin ekran görüntüleri.
b) Davalı şirkete ait ….. ve ….. nolu GSM numaralarına Whatsapp yoluyla gönderilen fesih bildirimi ve ihtarata ve Whatsapp diyaloğuna ilişkin ekran görüntüleri.
6- Müvekkilin parasının iadesinin tekraren talep edildiği son ihtarat.
7- Arabuluculuk son tutanağı.
8- Dava konusu şantiyeden 5 Şubat 2025 tarihinde çekilen 3 adet fotoğraf.
9- Vekaletname örn.
